Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?

Ağustos 19, 2024
Yazılarım
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?
Çocuklukta en sık görülen nörogelişimsel bozukluklardan biri olan Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), gelişim düzeyine uygun olmayan dikkatsizlik, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle karakterize, belirtileri genellikle yaşam boyu devam eden bir bozukluktur. DEHB’nin toplumda görülme oranı %8-12 arasındadır. Yapılan çalışmalar Türküye’de görülme sıklığının yüzde 10 olduğunu ortaya koymaktadır. DEHB akademik, sosyal ve psikiyatrik pek çok soruna neden olabilmektedir.
DEHB’nin Üç Temel Belirtisi
1-Dikkat Eksikliği/Dağınıklığı: Dehb’li bireylerin dikkat süresi ve yoğunluğu yaşıtlarına göre daha kısadır. Bu bireyler dikkatleri dağıldığı zaman geri toplamakta güçlük çekmektedirler. Dalgınlık, unutkanlık, sık eşya kaybetme, çok hayal kurma, işleri önem sırasına koymakta ve tamamlamakta güçlük çekme dikkat eksikliği belirtileri arasında sayılabilir.
2-Hiperaktivite: Hiperaktivite eşlik eden olgularda sürekli hareket halinde olma ve oturması gereken durumlarda huzursuzluk hissetme durumu görülebilmektedir. Hiperaktivite belirtileri arasında akranlarına göre daha hareketli olma, çok konuşma, ,sakince oynamakta zorlanma, düşme ve çarpma görülmektedir.
3-Dürtüsellik: Dürtüsellik düşünmeden eyleme geçme olarak tanımlanmaktadır. Dürtüsellik eşlik eden kişilerde acelecilik, sırasını bekleyememe, isteklerini erteleyememe, düşünmeden konuşma ve harekete geçme, başkalarının sözünü kesme sıklıkla vardır.
Yukarıda açıklanan üç temel belirtiden hiperaktivite yaşla birlikte azalabilir bununla birlikte dikkat sorunları ve dürtüselliğin daha uzun sure devam etme olasılığı yüksektir.
Dehb’deki temel sorunlardan bir tanesi de yürütücü işlevlerdedir. Yürütücü işlevler bireylerin görevleri yürütmek ya da uygulamaya koymak için gerekli olan beyin becerileridir. Yürütücü işlevler arasında bir işe başlayabilme, odaklanma, öncelik belirleme, plan yapabilme, duygu yönetimi, hatırlama gibi eylemler vardır. DEHB olan bireylerde bir şey yapmadan önce düşünmeleri için gerekli olan süre boyunca durmalarını sağlayan fren mekanizması yeterince iyi çalışmaz. Bu nedenle bu bireyler eylemi gerçekleştirdikten sonra doğru olup olmadığını görebilirler.
DEHB’nin Farklı Yaşam Evrelerine Göre Klinik Görünümü Nasıldır?
Okul Öncesi Dönemde DEHB
DEHB’ye ait özellikler çoğunlukla okul öncesi dönemde çoğunlukla görülmeye başlar. DEHB’li çocukların hareketlilik ve dikkat sorunları yaşıtlarına oranla belirgin bir şekilde fazladır ve bu durum çocuğun işlevselliğini olumsuz önde etkilemektedir. Bu çocuklarda sürekli hareket halinde olma, tutturma nöbetleri, sık sık oyun değiştirme, sakarlık, sık yaralanma, ailenin elini bırakıp sokağa fırlama, çok konuşma, kreşteki etkinlikleri sürdürememe, sırasında oturmakta ve kurallara uymakta güçlük görülmektedir.
Erken tanı ve müdehale DEHB semptomlarını azaltmaya, çocuğun yürütücü işlevlerini düzenlemeye, aile çocuk ilişkisinin yıpranmasını engelleyip olumlu ilişkiler geliştirmeye ve çocukların yaşamlarını tehlikeye sokacak kazalara ve yaralanmalara karşı çocukları korumaya olanak sağlamaktadır.
Okul Çağı Döneminde DEHB
DEHB’li olguların çoğu ilköğretim döneminde ilk psikiyatri başvurularını yapmaktadır. Bu çocuklarda sırada oturmakta güçlük, derste sıraların arasında gezme, çok konuşma, derslere odaklanmakta zorluk, etrafı ile ilgilenme, yanındaki arkadaşıyla konuşma, söz kesme, sorduğu soruların cevabını dinlememe, sınavlarda dikkatsizce hatalar yapma, yaşıtlarının oyunlarını bozma, eşya kaybetme, hayal kurma, dalma gibi DEHB’ye ait özellikler görülmektedir. Dikkat sorunları ve dürtüselliklerinden dolayı sınavlarda gerçek kapasitelerinin altında notlar alırlar. Okul başarısında bir iyi bir kötü not alma gibi bir tutarsızlık söz konusudur. Ödev yapmak için sıklıkla ebeveynlerinin yardımına ihtiyaç duyarlar.
DEHB tanısı en sık ilkokul döneminde konulur. Hareketlilik ve dürtüselik varsa ilkokula başladıkları zaman fark edilmektedirler. Sadece dikkat eksikliği olanlar ikokulun sonunda ya da orta okulda fark edilirler. Kapasitesi yüksek olanlar ise liseye kadar çok sorun yaşamadan gelebilirler.
Ergenlik Döneminde DEHB
DEHB yaşam boyu devam eden bir bozukluk olduğundan dolayı çocukluk döneminde olan DEHB belirtileri büyük ölçüde ergenlik döneminde de devam etmektedir. Yapılan çalışmalar çocuklukta uygun tedavi ve müdehalelerin yapılmadığı DEHB’li olguların %70-80’ninde belirtilerin aynı şiddette devam ettiğini, %5-10’nunda tabloya başka psikiyatrik tanıların eklendiğini ancak %10-15 gibi düşük bir oranın hafif ya da orta düzeyde bir ilerleme gösterdiğini ortaya koymaktadır.
Ergenlik dönemi görev ve sorumlulukların arttığı, fiziksel ve hormonel pek çok değişikliğin yaşandığı karmaşık bir dönemdir. Aynı zamanda ergenlikte bağımsızlaşma ve ebeveynden ayrışma söz konusudur. Buna karşın DEHB’li bireylerin bağımsız karar verme, planlama ve organizasyon becerileri yaşıtları kadar iyi değildir. Bu nedenle ilk okul dönemine oranla daha fazla sorun yaşamaktadırlar.
İlkokul döneminde görülen dikkat dağınıklığı, dürtü kontrol sorunları, akademik başarıda düşme ergenlik döneminde de devam etmektedir.
Bu dönemde hiperaktivite bir çok vakada azalmakta bunun yerini içsel huzursuzluk almaktadır. Fakat hiperaktivite belirtilerinden olan çok konuşma ve gürültücülük devam etmektedir.
Bu sorunlar devam ettikçe ergenin benlik saygısında azalma, depresyon, kaygı bozukluğu gibi ek psikiyatrik tanıların tabloya eklenmesi, aile ve arkadaş ilişkilerinde problemler, yasal sorunlar, erken yaşta cinsel deneyim, ergen gebelikleri ve madde bağımlılığı görülebilmektedir.
DEHB Tanısı Nasıl Konur?
Aile ve çocukla ilk görüşme yapıldıktan sonra aileye bir takım ölçekler doldurtulur. Çocuk değerlendirilir. Gerekli durumlarda tanıya yardımcı olabilecek dikkat eksikliği hiperaktiviteyi ölçmeye yönelik testler ve zeka testleri yapılabilir. Okul ve öğretmenlerden ayrıntılı bilgi alınır, öğretmenlerin doldurması için ölçekler verilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktiviteye yol açabilecek diğer tıbbi durumlar dışlanır. Ek psikiyatrik durumların var olup olmadığı belirlenip, kapsamlı bir inceleme ve değerlendirme sonucunda DEHB tanısı konulur.
DEHB’nin Ayırıcı Tanısında Hangi Hastalıklar Vardır?
Özgül Öğrenme Güçlüğü
Zihinsel Yetersizlik
Otizm Spektrum Bozukluğu
Major Depresyon
Kaygı Bozukluğu
Bipolar Bozukluk
Madde Kullanım Bozukluğu
Uyku Bozukluğu
Tepkisel Bağlanma Bozukluğu
DEHB Tedavisi Nasıl Yapılır?
Tedavi hedefleri arasında DEHB semptomlarının azaltılması, yıpranmış olan ilişkilerin düzeltilmesi, çocuğun ve ergenin yürütücü işlevlerinin geliştirilmesi ve yaşam kalitesinin arttırılması vardır.
DEHB genellikle yaşam boyu süren ve hayatın bir çok alanını olumsuz etkileyen bir bozukluk olduğundan tedavi de çok boyutlu olmalıdır. İlaç tedavileri, anne baba eğitimleri ve bilişsel davranışçı terapilerin etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
DEHB’de etkinliği en çok kanıtlanan tedaviler ilaç tedavileridir. İlaç tedavileri DEHB’nin dikkat eksikliği, hiperaktivite, dürtüsellik gibi çekirdek belirtilerinde %60-80 oranında düzelme sağlamaktadır. İlaçlar kişinin bir şey yapmadan önce düşünmesi için gerekli olan zamanı sağlar, yani frene basmayı kolaylaştırır. Yapılan çalışmalar uzun vadede ilaçların DEHB ile ilişkili beyin bölgelerinde olumlu değişiklikler yaptığını göstermektedir. Dikkat süresi artan, aşırı hareketlilik ve dürtüselliği azalan çocuk ve ergenler çevreleri ile daha olumlu ilişkiler geliştirir, bu bireylerin gerçek kapasiteleri ortaya çıkar, öz güvenleri artar ve riskli davranışları azalır.
Tedavi hedefleri arasında sadece DEHB semptomlarını azaltmak değil evde, okulda ve toplumda etkili psikososyal müdehalelerin uygulanması da yer almalıdır. DEHB tanısı almış çocuk ve ergenlerin düzenli takip edilmesi çok önemlidir.
DEHB Tedavisinde Kullanılan İlaçlar Bağımlılık Yapar Mı?
Çocuk ve ergen psikiyatriye DEHB nedeniyle başvuran ailelerin önemli bir kısmında DEHB için kullanılan ilaçlar bağımlılık yapar mı diye bir kaygı vardır. Tıpta üzerinde en fazla çalışılmış ilaçlardan olan DEHB ilaçları kesinlikle bağımlılığa yol açmamaktadır. Bir maddenin bağımlılık yapıcı etkisinin olabilmesi için o maddenin keyif verici ve rahatlatıcı bir etkisinin olması gerekir. DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlar keyif verici değildir, uyanıklılığı ve dikkati arttırmaktadırlar. Bununla birlikte bağımlılık yapan maddeleri kullanan kişilerde madde kullanılmadığı zamanlarda çekilme belirtisi gözlenir. Buna karşın DEHB ilaçlarını kullanmayı bırakan bireylerde hiç bir çekilme belirtisi gözlenmez. Yapılan çalışmalar tutarlı bir şekilde DEHB ilaçlarının değil, tedavi edilmeyen DEHB’nin madde bağımlılığı açısından önemli bir risk olduğunu ortaya koymaktadır.
DEHB Tedavi Edilmezse Ne olur?
DEHB belirtileri genellikle okul öncesi dönemden itibaren ortaya çıkan, yaşam boyu devam eden ve hayatın pek çok alanını olumsuz etkileyen kronik gidişli bir bozukluktur. Çocuk ve ergenlerde işlev bozukluğu daha çok akademik alan ve insan ilişkileri alanında görülmektedir.
Akademik başarıları genellikle kapasitelerin altındadır. DEHB’li bireyler akademik olarak daha fazla stres yaşamakta, dersleri ve okulu daha az sevmektedir. Bu grupta okulu bırakma oranları genel toplumdan daha fazladır.
İnsan ilişkileri de olumsuz etkilenmektedir. Küçüklükten itibaren daha sinirli olabilmekte, bu durum kardeş ve anne babalarıyla olan ilşkilerini olumsuz yönde etkilemektedir. Sosyal olarak da kurallara uymadığı, isteklerinde ısrarcı olma, karşı tarafı dinlememe gibi özelliklerden dolayı uyum sorunları yaşamakta, yaşıtları tarafından dışlanabilmektedirler. Akademik ve insan ilişkilerinde yaşadıkları sorunlar zamanla öz güven eksikliğine yol açabilmektedir.
Yaşıtlarına göre riskli davranış sergilemeleri daha olasıdır. Erken yaşta sigaraya başlama, yasa dışı maddeleri kullama, erken cinsel birliktelik, ergenlik gebelikleri, ehliyetsiz araç kullanma, madde bağımlılığı geliştirme ve kaza yapma ihtimalleri daha fazladır.
Tüm bunlarla birlikte çocuk ve ergen yeterli bir tedavi alamadığı zaman DEHB’ye ek kaygı bozukluğu, depresif bozukluk, internet bağımlılığı gibi diğer psikiyatrik hastalıkların tabloya eşlik etme olasılığı fazladır.
Sonuç olarak tedavi edilmemiş DEHB akademik, sosyal, psikiyatrik alanda pek çok yıkımı beraberinde getirmektedir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa tedavinin başarı oranı o kadar yüksek olmaktadır.
DEHB etkin bir şekilde tedavi edildiğinde ise sonuçlar çok yüz güldürücüdür.
Bize Ulaşın
Randevu ve iletişim için aşağıdaki kanalları tercih edebilirsiniz.
- Barbaros Mahallesi. Al Zambak Sok. Varyap Meridian A Blok No: 2 Kat: 5 No: 61 Ataşehir/İSTANBUL
- 0554 880 44 70
- dr_drbenk@hotmail.com
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.