Dr Fatma Benk Durmuş

KEKEMELİK

Yazılarım

KEKEMELİK

Kekemelik, her yaşta ortaya çıkabilen, kişinin yaşına ve dil becerilerine uygun olmayan, konuşmanın akıcılığı ve zamanlamasındaki bozukluktur. Kişi ne demek istediğini bilmesine rağmen ses tekrarlarının istemsiz olmasından ya da kesilmesinden dolayı söylemek istediğini tam olarak söyleyemez. Kekemelik, sesleri tekrar ya da heceleri tekrar, sesleri uzatma, tek heceli kelimeleri bir kaç defa söyleme şeklinde görülebilmektedir.

Kekemeliğin yaşam boyu görülme insidansı %5’in üzerindedir.

Kekemelik erkeklerde kızlara göre 2 kat daha fazla görülmektedir.

Sebepleri arasında biyolojik yatkınlık ve çevresel faktörler yer almaktadır. Birinci derece akrabalarında gelişimsel kekemelik öyküsü olanlarda genel topluma göre 3 kat artmış kekemelik riski söz konusudur. Kekemeliği olanların ailesinde %30-60 oranında pozitif aile öyküsü vardır.

Genellikle 2-7 yaşları arasında ortaya çıkmaktadır. Kekemelik aniden başlayabileceği gibi, yavaş yavaş da ortaya çıkabilir.  Çocuk başlangıçta konuşmanın akıcılığında bozulma olduğunu fark etmeyebilir. Farkına vardığı zamanlarda ise kaçınma davranışı geliştirebilir. Kişi zamanla sözcükleri söylerken büyük bir gerginlik duymakta, konuşma içerisinde daha kolay söyleyebildiği sözcükleri tercih edebilmektedir. Konuşurken gözleri kapatma, kısma; dudaklarda titreme, başı ve boynu öne arkaya yana çevirme görülebilir.

Kekemeliği olan bireylerde zamanla konuşurken kaygılanma görülmektedir. Kaygı ve streste artış konuşmayı daha da olumsuz etkileyebilir. Kaygı özellikle resmi ortamlarda, toplum önünde konuşma yaparken ya da telefonla konuşurken artabilir. Bu da kekemeliğin daha da artmasına yol açabilir. Gün içerisinde kekemelik dalgalı seyir gösterebilir. Kitap okurken ya da şarkı söylerken kekemeliğin azaldığı gözlenebilmektedir.

Yapılan çalışmalarda kekemeliği olan ergen hastaların en az %38’nin ek bir psikiyatrik tanı aldığını ortaya koymaktadır. Ergenlik döneminde ise en sık eşlik eden tanı kaygı bozukluğudur. Bununla birlikte çocukluk dönemindeki kekemeliğe kaygı bozukluğu çok sık eşlik etmemektedir.

Kekemelikte Gidişat Nasıldır?

 

Gelişimsel kekemeliği olan hastaların %90’ı zaman içerisinde iyileşmektedir. Çocukluk çağında iyileşmeyen kalıcı kekemeliğin erişkin popülasyonunda oranı ise %1’den azdır.

 

Okul Öncesi Çocuklarda Kekemeliğin Kalıcı Olabileceğine Dair Göstergeler Nelerdir?

 

Erkek cinsiyet, geç yaşta başlangıç, ailede kalıcı çocukluk çağı kekemelik öyküsü, gecikmiş konuşma, ifade edici ve alıcı dil becerilerinin yaşıtlarından geri olması, kekemeliğin süresi, konuşma sırasında fiziksel gerginlik, harf tekrarlarının sıklığı

gibi faktörler gelişimsel kekemeliğin kalıcılığını yordayan faktörlerdir.

 

 

Kekemeliğin Tedavisi Nasıldır?

 

Kekemeliğin ana tedavisi konuşma terapisidir. Günümüzde erken çocukluk çağında başlayan gelişimsel kekemelikte de erken müdahale önemli olduğu için konuşma terapisi uygulanabilmektedir. Konuşmanın istenildiğinde durdurulması ve sonrasında isteğe bağlı olarak yeniden başlatılmasıyla konuşmanın akıcılığı şekillendirilir.

Çalışmalar kekemeliğin %65-85 oranında ergenlik döneminde iyileştiğini ortaya koymaktadır. Ergenlik döneminden sonra devam eden kekemeliklerin iyileşme oranları daha düşük olduğundan dolayı erken çocukluk döneminden itibaren tanı konulup müdahale edilmesi çok önemlidir.

Bize Ulaşın

Randevu ve iletişim için aşağıdaki kanalları tercih edebilirsiniz.

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.